
Merhabalar,
Uzun zamandır planladığım ancak bir türlü fırsat bulamadığım bir konuyu yazmaya karar verdim. Malum VMware kendi alanındaki halihazırda en çok kullanılan ürün. Aslında piyasada çok bilinmese de VMware’in gerçekten güçlü rakipleri mevcut. Bunlardan bir tanesi de Virtual Box. VBox SUN’ın bir ürünüydü. Bundan sonra ise, malum birleşme sonucu ORACLE’ın bir ürünü olacak
Açıkçası iki ürünün de kendine has avantajları var. Burada detaylı bir analize girmeyeceğim. Kabaca söylemek gerekirse operasyonel anlamda VMware’in çok ciddi bir birikimi var. Çok sayıda konfigürasyonu makinayı kapatmadan kolaylıkla yapmanıza olanak tanıyor. Eski sürümlerde VBox’da ağ konfigürasyonlarını yapmak (en basitinden bir bridge mode konfigüre etmek) bile ölümdü. Kullananlar anımsayacaklardır, bir bridge mode konfigürasyonu için 2 tane shell script yazmak gerekiyordu. VBox’ın en güncel haline baktığımızda ise artık bu problemlerin tarihe karıştığını görüyoruz. VBox’ı yerden yere vurduk sanırım
. Peki o zaman ne avantajı var bu VBox’ın ? Çok basit. HIZ.
Benzer bir vmare makinasının açılması, operasyonel hale gelmesi sizi geriyorsa VBox tam size göre. Neyse lafı çok uzatmadan teknik kısımlara geçelim.
VMware disklerinin organize edilmesi
Diski doğrudan dönüştürmeye başlamadan önce dikkat edilmesi gereken nokta, diskin bir parçadan fazla olup olmaması. Genellikle bir miktar kullanmış olduğunuz sanal makinanızda disklerimiz de birden fazla oluyor. Bu durumda önce diskleri tek bir diske dönüştürmek gerekiyor. Bunun için aşağıdaki komutu serinin ilk disk dosyası üzerinde çalıştırmak gerekiyor.
vmware-vdiskmanager -r vm.vmdk -t 0 vm-Single.vmdk
Güzel. Artık elimizde tek bir disk var (vm-Single.vmdk).
Diskin ham (raw) imaja dönüştürülmesi
vmware disk dosyasını VirtualBox araçları doğrudan tanımadığı için diski, öncelikle ara bir veri tipine dönüştürmek gerekiyor. qemu‘nun qemu-img paketi ile bunu yapmak mümkün. Ben ubuntu kullandığım için tek yapmam gereken
sudo apt-get install qemu demek. Yalnız burada dikkat edilmesi gereken qemu’nun qemu-kvm paketi bağımlılığı yüzünden bu paketi de yükleyerek linux çekirdeğinde kvm modülünü aktif hale getiriyor olması. Bu durumda VBox’ın sanal makinalarından birini çalıştırmaya kalktığınızda KVM modülünde çalışamadığını söyleyip kapanacak. Paniğe kapılacak bir durum yok, işimiz bittiğinde bu paketleri sistemden kaldıracağız ve herhangi bir problemle karşılaşmadan makinalarımızı çalıştırabileceğiz.
Dikkat: diskin boyutu 4 GB (Dosya Sistemi üzerinde) görünüyor olması ham imajında büyüklüğünün aynı şekilde olacağı anlamına gelmiyor. Genellikle sanal sunucular sanal makinaların disklerini dinamik olarak büyütüyorlar. İşte bu yüzden sanal makinanızda 40 GB olarak görünen disk alanı, host üzerinde yalnızca kullanıldığı kadar (örn 5 GB) görülmekte. Ancak biz ham veri elde etmek istediğimizde ihtiyacımız olan alan yine 40 GB! olacak. Bu yüzden alanımızı buna göre ayarlamamız gerekiyor.
qemu’yu sisteme yükledikten sonra, aşağıdaki komut ile ham imajımızı elde ediyoruz.
qemu-img convert vm-Single.vmdk vm-Single.bin
Son aşama: ham verinin VirtualBox imajına (.vdi) dönüştürülmesi
Son aşamada VBoxManage komutu ile ham veriyi, Vbox imajına dönüştürüyoruz.
VBoxManage convertfromraw vm-Single.bin vm-Single.vdi
Bu aşamadan sonra tek yapmamız gereken yeni bir VBox makinası tanımlamak ve elimizdeki disk dosyasını sanal makinaya birincil disk olarak tanımlamak.
Eski sürücü problemleri
Ne yazık ki bitmedi
Son bir bonus aşamamız daha var. Kurulumu yaptıktan sonra makinamızı açtığımızda eski sürücüler tanındığı için başta ağ erişimi ve sonrasında da performans problemleriyle karşılaşacağız. Çözümü basit.
Öncelikle Vboxtools’u (VMware Tools’un VBox versiyonu) kuruyoruz. Bu sayede yüklenmemiş olan tüm sürücüler sisteme yüklenecek. (Dijital imza olmadığından onay verilmesi gerekiyor). Yükleme işlemi tamamlandıktan sonra windows’un driver manager’inda soru işareti ile görünen tüm sürücülerin üzerine sağ tıklayarak “update driver” –> Wizard’dan “No not this time” —> install from a list —> “dont search i will choose…” seçerek VirtualBox’ın driverlarını seçmek gerekiyor. Eğer burada ilgili sürücüleri bulamzsak o zaman yine benzer bir vbox imajı içerisinden ilgili sürücüleri alıp yeni vbox’a yükleyebilirsiniz. Bunu yaptıktan sonra aşağıdaki ekran görüntüsünde mevcut olan sürücülerin de sisteme tanımlanmasını yine benzer şekilde yapmak gerekiyor.

Bu sürücüler sayesinde donanımsal olarak sanal makinamız VirtualBox tarafından bir VBox sanal makinası olarak tanınıyor. Son aşamada makinamızı yeniden başlatıyoruz. Ve yüksek bir hızda keyifle kullanıyoruz
31 Ekimde girmiş olduğum CISSP (Certified Information Systems Security Professional) sertifika sınavını başarıyla geçmiştim. Ancak küçük bir şanssızlık sonucu (seritifikasyon kontrolünü yapan arkadaş işten ayrılmış!
Uzun zamandır benim için bir tutku olan sinema salonlarından uzak kalmıştık. Dün yakaladığımız ufak bir zaman aralığını bir film ile değerlendirelim dedik ve vizyondaki en iddialı görünen filmlerden birisi olan “The Curious Case of Benjamin Button” (Benjamin Button’ın tuhaf hikayesi) filmine girdik. Film I. Dünya Savaşı’nda oğlunu kaybeden kör bir saatçinin, belki zamanı geriye döndürür düşüncesiyle bir tren istasyonu için yaptığı tersine çalışan bir saat ile başlıyor. Bu saat bir mucizeye sebep oluyor ve 1918′de büyük savaşın sona erdiği zamanda yeni doğan Benjamin Button bir yaşlı olarak dünyaya geliyor. Zaman içerisinde her normal insan yaşlanırken, Benjamin gittikçe gençleşiyor. Bu hayatı boyunca her insan gibi aşkı, sevgiyi ve yalnızlığı tadıyor. Film senaryosu ve kalbur üstü oyuncularının performanslarıyla gerçekten izlenmeye değer bir filmmiş. Bir çok yerde gözyaşlarınızı tutamıyor, anlamlı anlamlı gülümsüyor (sizden genç olanların henüz anlamadığı sahneler) ve hayatın aslında ne olduğuna dair derin düşüncelere dalıyorsunuz. Mutlaka bir 3 saatinizi bu filmle değerlendirmelisiniz… 
Firmalar / Kamu Kurum ve Kuruluşlar açısından bakıldığında ise durumun vehameti ortada. Çünkü birçok kablosuz erişim noktası WPA2 desteğinden yoksun. Kablosuz ağ güvenliğinin teknolojik tarafı da gözönüne alındığında, küçük bir çocuğun eline geçen bir araçla evinden bir bankanın kablosuz ağ sistemi üzerinden hesaplarla oynadığını düşünmek işten bile değil. Yakın bir gelecekte kablosuz ağ güvenliği konusu firmaların şu anda olduğundan daha çok başını ağrıtacak gibi görünüyor.
Önce Salataya gittik. Müşteri temsilcisi bir hanım bizi karşıladı. İsteklerimizi söyledik;
Gerçekten güzel bir geceydi. Dostlarımızla kendimizi huzurlu, keyifli hissettiğimiz bir ortamdaydık. NISSH benim için hala kaliteli ve güzel bir mekan. Bir kişinin yaklaşımını bütün bir işletmeye maletmenin çok da sağlıklı olmayacağı muhakkak. Ama belli çizgiye sahip yerlerin, elemanlarının da bu çizgide bir algı, birikim ve motivasyona sahip olmaları gerektiğini de unutmamak gerek. Yani; “Burası kaliteli bir yer”, demeden oranın “kaliteli” bir yer olduğu düşündürmelisiniz…